Julie Garwood Yazgı Meral Kır-Aylardan Aşk Polisiye-Gerilimin Kraliçesi Tess Gerritsen Marie Lu- Efsane Fatma Erdek- Kara Kış Beyaz Düş

16 Mart 2017 Perşembe

KitaplaMola I Şeytanın Dönüşü Blog Tur (Resident Evil The Final Chapter) Kitap Yorumu


Herkese Merhabalar,

KİTAPLA_MOLA kızları olarak ne turlara ne etkinliklere doymuyoruz. İndigoKitap 'ın son kitabı olan herkesin merakla beklediği Resident Evil filminin finali olan ŞEYTANIN DÖNÜŞÜ bizim elimize düştü . Ah ne iyi etti düştü. Bu aralar kitap seçimlerimin doğruluğu sayesinde eski hızlı kitap okuma ve mutlu kitap bitirme günlerime geri döndüm. Kitabımızda bu mutlu finallerden biriydi. Güzel bir kitabın ruhumda bıraktığı tat bambaşka oluyor 😍😀

"Belki de korkmuşlardır," dedi Alice.
"Korkmak? Neyden?" diye sordu Claire.
Alice, tünelin diğer ucunu işaret etti. "Orada olan şey her neyse, ondan." dedi.


Açıkcası ben filmin ilk 1.sini yıllar önce izlemiş unutmuştum. Kitabı okurken aaaa! ben nasıl unuturum diyip film tadında bir kitabı okuyunca çokta pişmanlık hissetmedim. Her anın aksiyonunu iliklerime kadar her bir harf işledi.

Kitap Filmin 1.sinden başlayıp kısa özetler halinde filmin finaline kadar bizlere aktarılıyor. Raccoon City civarlarında Umbrella şirketi birbirinden ilginç deneyler yapmaktadır. Son olarak geliştirdikleri  deneyin sonucunda  insanlar zombiye dönüşür ve bunu yaymak isteyen bir grup virüsü ele geçirir ve dünyada son bir insan kalmayana kadar bunu yaymaya ve kontrolden çıkarmaya başlar. Başlarda amaç hasta çocukları , hasta insanları kurtarmakken artık iyi niyet dileyen kimse ortada kalmaz herbiri ölür. 



Alice geriye kalan son insanlardan biridir. Umbrella şirketi tarafından artık öldürülmek için tek hedef haline gelir. DNA'sına işlemiş olan virüs sebebiyle aslında yarı insan denilebilir. Güçleri ,algıları kuvvetlidir. Doğa üstü güçlere sahiptir. Alice'in mücadelesinde geriye kalan insanları bulmasıyla daha çok güçlensede süreç kayıpları tekrar peşinden getirir. 

Alice'in kayıpları ,zombi mücadeleri,tükenmişliği yetmezmiş gibi bir de mutant yaratıklar ile geçirdiği zorlu zamanlar vardır ve geriye sadece tek insan olarak Alice ve yapay zeka olan Kızıl Kraliçe kalmıştır. Alice 'ın son mücadelesi için bu sefer onu daha zorlu bir süreç beklemektedir. 

Peki Alice bu kadar yorgunluğuyla bu mücadeleyi kazanabilecek mi ? 

Soruları ile sizi bırakıp ben kitabıma sarılıp bir daha aşk yaşayıp okusam mı ? diye düşünüyorum.

Baştan sona tüm detayları bir sinemada izlermiş gibi  hissettirdi. Tavsiye mi valla  Kitap Rüyası Serpil Kır 'ın da dediği gibi ne yapsamda okutsam size 😍 Kesinlikle yeni sipariş sepetinizde olması gereken bir kitap diyebilirim. 

Bir sonraki yorumda ,turda görüşmek üzere ...

Keyifli Okumlar Dilerim. 

2 Mart 2017 Perşembe

MERAL KIR II AŞKIN KOKUSUNU ALDIM KİTAP YORUMU


Herkese Selammmmm 😍

Yine günlerden bir gün bana kitap yorumu yaptıran kitaplardan biri olan Meral Kır ; Şubat ayımın en sevdiğim, okumaktan büyük keyif aldığım romanlarımdandı.

Bir kitap da en sevdiğim ve beni bağlayan şeyler kesinlikle içinde kendime ait bazen söz bazense olaylarla karşılaşmamdır. Aşkın Kokusunu Aldım kitabında sık sık not aldığım sözler ve yeri geldiğinde işte tam bende böyle olmuştum diyip gözlerimdeki buğulanmaya hakim olamadığım anlar oldu.

Yazarı arayıp resmen beni anlatmışsın peki neden başrolümüzün adı Buse değil diyip trip atmadım da diyemem 😀


İlk önce sizlere biraz başrollerimizi anlatmak sonra spoiler vermeden kitabı tanıtmak istiyorum.


BARIŞ DAĞLI


Yetenekli bir futbolcu olan Barış Dağlı geçirdiği bir olay sonucunda bacağındaki sakatlık antrenör olarak hayatına devam etmesine neden olur.

Tek varlığı kardeşi Fırat'tır ancak aile içinde kimseye söyleyemedikleri büyük sırları yüzünden kardeşi ile de yakınlıkları zorunlu konuşmalar dışına çıkamamaktadır.
Aşk mı?
Bir kere aşkı tadan bir adam bir daha aşık olabilir mi?





''Aşktan kaçmaya çalışmak,yağmurun altında koşmak gibiydi. Aslında hızlandıkça daha çok ıslanırsın ama sen bunu ancak sırılsıklam olduğunda fark edersin.''





Serra Sancaktar 



Sancaktar ailesinin ablası , sivri dilli hatta yer yer  bir Asya kadar başına buyruk. Kitabı okurken ''ben bunu yapamam, konuşamam alacacağım cevaplardan korkarım  '' dediğiniz yerlerde gidip akıllı cevapları ve gururlu duruşuyla herkesin olmak istediği bir kadın.

İnsanların gördüğü Serra Sancaktar aslında hiç kimsenin bilmediği sırlarla dolu bir genç kadın.





Hayatımda ilk kez bir kitabı okurken deli gibi spoiler vermek istememiştim. Bu kitap baştan aşağı şuan ''Biliyor musunuz Barış 'ın en büyük sırrı buuuuuu! Hele Serra naptı biliyor musunuz ? İşte bunuuuu! '' diyip buram buram spoiler dolu dedikodu dolu bir yorum girmek çok isterdim. 
Ama bunu yapmak kitaba hele hele böyle bir kitaba ihanet gibi olur bu yüzden az spoilerla ve aşağıda oluşturacağım spoiler bölümüyle en iyisi  bu konuyu halletmek diye düşündüm. 

* Kitapta ara ara geçmiş ve günümüz ilişkilerinde ; Barış Dağlı'nın anlamsız terslemeleri ve yarğısız imfazlarına sinir olacaksınız.Ancak geçmişten verilen küçük detaylarla da bu siniriniz geçmeyecek çünkü eee! Ne güzel yetenekli işte , eee! ne güzel aşık işte diyip çıkmazlara gireceksiniz. Ancak Meral Kır yazar böyle mi bırakır .Tabiki HAYIR! yüzüme tokatlar indi desem yeridir.
Yaşamını tek bir kadına yani Tuba'ya bağlamış genç bir adam, futbol konusunda da yeteneğiyle hızla yükselmektedir. Zaman geçer,hatta yıllar geçer koca aşkından bir hiç , güvendiği ailesinden geriye de sadece Fırat kalır. Birde kız kardeşi yerine koyduğu Dilan...Futbol kariyeri mi işte oda koca hiçlerin arasındaki bir diger hiçtir. Geçirdiği bir kaza sonucu hem kariyerini hemde  biricik kardeşi hayata tutunma sebebi Fırat ile aralarına kocaman bir buz girer.


Serra Sancaktar; başarılı bir mimar ve ailesinin adını hiç bir koşulda kullanmayan genç bir kadındır. Fırat ile yakınlığı beraberinde bir çok belaya sürüklesede, Serra için Fırat ''yanında susabileceği tek adam'' olarak  hep özel bir yere sahiptir. Her ne olursa olsun Fırat'ı hayatından çıkarmayı göze alamaz. Aralarındaki yaş farkından doğan söylentileri de Fırat'ın abisi Barış hayatına girene kadar da umursamaz. Ancak Barış onu öyle bir çıkmazlara sokar ki başını bırak sözlü olayları daha nice belalara sürükler.

Barış'ın takımından Suat'ın aniden ölümüyle Fırat ve takımın koçu Hakan'ın başı büyük bir belaya girer ve bu bela hergün yeni olayları peşinden getirir.
Peki bu Barış ve Serra nasıl aşk sözleri söylüyor birbirlerine derseniz kitabın başında yok canım kardeşi Fırat'ın sevgilisine mi Barış aşık diyip saç baş yolsam da bu kısım kitabın asıl büyük spoilerı. 

Ne demişler Çıkın Çıkın Gelin Bende diyorum ki Alın Alın Okuyun😀😍


Şimdi gelelim okuyanlar ile yapacağım dedikodu kısmına .
LÜTFEN KİTABI OKUMAYANLAR AŞAĞIDA YAZANLARI OKUMASIN DİREK SPOİLER İÇERİR.

Sevgili Meral Kır okuyucuları eger şuan burada yazdıklarımı okuyorsanız sizlerde bneim gibi bahsedeceğim sahnelerde Aman Allah'ım ! diyip kalbinizi tuta tuta okumuşsuz demektir. 

Başta yukarıda bahsettiğim gibi hiç anlayamamıştım Fırat'ın sevgilisi Serra'yken nasıl Barışla olurlar diye .Meral Kır böyle bir şeyi nasıl yazar diyip hatta öfkelenmedim değil. Ama işte o Meral Kır böyle şeylere dikkat eder ve anlamsız sosyal mesajlar verip prim peşinde koşmaz der ve bir daha kalemini taktir ederim. 
Barış'ın Tuba'sını ilk önce hepimiz Serra'nın ofisi bastığı sahnede yolmak istedik sanırım. O kız kim ki bizim Serra'mıza sen 2 kardeşi idare ediyorsun hatta baba oğul'u der. 
Hele Hele Fırat'ın Barış'ın oğlu olması annesinin ise böylesi günlük bir kadın olması benim için Fırat'ı çok özel kıldı ve Fırat adı geçen her cümle kalbime bir ayrı dokundu diyebilirim.
Bir diğer özel sahnelerimden biride Serra'nın kaçırılıp kaybetti bebeğine veda sahnesiydi gözlerimdeki yaşlara engel olamadım desem yeridir.  Her bir cümle gözümde canlandı ve eşsiz bir hal aldı belkide bu yüzden. Hele o kitaptaki cümlelerin gidişi yok mu su  gibi ... Kitap Serisini her ne kadar doğru düzende okumasamda karakterleri Aylardan Aşk sebebiyle tanıyor olmam da bu kitaptaki yer yer Mehmet'in tutumlarına hak vermemi sağladı yoksa o Mehmet'in Serra'yı bu kadar kollaması sinirlerime dokunmadı değil.
Bu arada en çok şunu fark ettim ki Yağız ,Tanem ,Doruk ,Asya sizi çok özlemişim çocuklar.  Bu isimleri görünce yıllarca görüşmemiş dostuma kavuşmuşum gibide bir mutluluk oldu içimde.

Kesinlikle büyülesiydi. Ancak buradan yazara sesleniyorum kesinlikle Fırat 'da ayrı bir kitap olmalı.

Keyifli okumalar dilerim, Umarım bu uzun yorumdan dolayı sıkılmamışsınızdır.
Bir sonraki yorumda buluşmak üzere 😊

14 Şubat 2017 Salı

Kitapla Mola Blogtur || MERAL KIR YAZAR SÖYLEŞİSİ


Herkese Merhabalar,
Kitapla Mola kızları olarak yine bir tura adım atmış bulunuyoruz ve bu tur için en sevdiğimiz yazarımızı ele aldık. Bunu bilerek 14 Şubata denk getirdik .Çünkü, Erkekler lütfen sevgililerinize kitap alın özellikle içine Aşk geçen kitapları 😍

Söyleşiye başlamadan önce tüm detaylı açıklamalar ve yazarımız ile canlı videomuz için aşağıdaki linke bir kez tıklamanız yeterlidir. 😘
Değerli yorumlarınız bizim için çok önemli yorumlarınızı da söyleşi sonrası bekliyor olacağız.😀





** Sevgili Meral Kır sizce Meral Kır'ın insanlar için yazar kimliği olman Meral Kır olarak nitelendirilmesinin başlıca sebebi nedir ? 

➜ Ben hep Meral Kır'ım . İşte ,evde ,yazarken ... Yaptığım işi üzerine giyinen bir maske ve ya hırka giymiyorum neysem oyum bu yüzden etkili oluyor diye düşünüyorum.

** Yazar kimliğiniz dışında birde ''abla '' kimliğiniz var? Niçin insanlar sizce bu kadar herşeyini emanet edip anlatabilecek kadar sizinle yakın olduğunu düşünüyorsunuz.

➜ Herşeyden önce anne ve ikiz kardeşlere shaip bir ablayım... Buda benim hayat duruşum sen nasıl yaklaşırsna yaklaş önemli olan karşı tarafa nasıl geçtiği .Ben bu yüzden çok şanslıyım çünkü okurlarıma bu samimiyetim geçiyor. 
** Meral Kır'ı yıllardır tanırım ve egosunun bu kadar az olmasından dolayı hep eleştiririm. İnsanlara sorarlar nasıl bu kadar egolusun ben sana tam tersini soruyorum neden hiç egon yok ?

➜ Ego sahibi olmak başka birşey yaptığın şeye inanmak çok başka bişey . Ben yaptığım işe inanıyorum. Bunun için ego yapmaya gerek yok ebn zaten ne yaptığımı biliyorum. Yeri geldiğinde tabiki yaptığım şeyi sonuna kadar savunurum . Ben bunu her zaman söylüyorum nasıl yazdım? yazdıklarım sana geçti ona geçmediği gibi durumlar olabiliyor.Çünkü bazen herkes herşeyi sevmek zorunda değil.  Ama ben şunun iddasındayım yazdığım kitaplar olarak ben kurgu insanıyım. Okurkende yazarkende benim için kurgu çok önemli...Yazdığım kitapların tahmin edilememesi kısmında ego kelimesini kullanırım ancak bunun okurlarımdan gelmesi her zaman beni daha iyi hissettirir...


** Aylardan Aşk şuan Aspendos yayınlarından ve daha kaliteli çıktı bu benim fikrim tabiki. Senin ağzından Aylardan Aşkı dinlemek istiyorum.

Aylardan Aşkın bu basımı benim elimden geçti ve ben kitaplarıma o emeği veriyorum .Bu yüzden hatasıyla ,güzelliğiyle ben kefilim . Aylardan aşk aslında bir ailenin oluşumu . Sancaktarların. iki sorunlu karakterin aşkı bulma,hayata tutunmasını anlatıyor. ve benim en sevdiğim biraz aşk ,biraz dram ve biraz aksiyon ve gizemi içine kattığım ve benim bininci kitabımda olsa yeri herzaman ayrı olcak eserim.

**Kitap karakterlerinizin isimlerini neye göre belirliyorsunuz ?

Yağız benim oğlum olduğu için başka bir isim seçemezdim. Tanem ise bizim için özel bir yeri olan bir isim. Genellikle cevremden buluyorum. Ama çok yakınımdan olmamasına dikkat ediyorum. ... Çünkü bir kişiyi sevmezsin o yüzden yazarken o ismi her gördüğünde onun karakterine göre çekimlenirsin bu yüzden isimleri dikkatli seçmeye çalışıyorum.

Peki sizin için en özel olan karakteriniz hangisi ? 

Yağız,Benim kahramanım bu yola onunla birlikte çıktık.
Tanem, Yağızın aşkı onaları ayrı düşünemiyorum.
Asya benim şımarık kızım,
Ahmet ne istediğini kendine itiraf edemeyen sevmeyi aileden ögrenmiş birisi.
...
Barış diyince biraz duruyorum benim için biraz özel olabilir . Futbolcuları liseden beri severim bu yüzden yazarken çok keyif aldım ve yüzümde hep bir gülümseme vardı...

**Mehmet dışında yazdığınız gizli gizli bir kitap var mı ?

Aslında var .Selim karakteri .Benim için özel ve önemli fırsat buldukça yazıyorum . Onun güzel olmasını istiyorum ve en yakın zamanda tamamlanıp okuyucuyla bol bol dedikodusunu yapmak istiyorum.

**Kitaplarınızdaki vurucu cümleleri nasıl buluyorsunuz.?

... Her kitap için 30,40 ses kaydım vardır.Onlarla yaşadığım için aklıma bir anda gelip ses kaydına alıyorum. 

** Eşinizin adı Mehmet peki niçin Mehmet bir türlü kitap kokusuyla buluşmuyor?
➜Eşimin adı dışında Mehmetle benzeyen hiçbir noktaları yok....Her aile de bir tane derleyen toplayan abi vardır.Aylardan Aşkta bu abiye ihtiyaç vardı bu yüzden oluşmuştu ancak bir anda benim bile önüme geçti.
....
Mehmeti yazarken özgür olmak istedim.Güzel bir kurgu olması için Sancaktarlara yakışır bir final olması için çok çalışıyorum.
Küçük bir spoiler bu sefer Sancaktarların başına birşey gelmiyor çünkü sevdiği kızın başı belada...
.....

***Peki biz gelecekte içinde aşk olamayan bir kitap okuyabilecekmiyiz? 

➜    ...Böyle bir planım var ancak ne zaman olur bilmiyorum.İnşallah olur.

**Her kitabın içinde farklı bölmeler var ? Peki bunu siz mi planladınız nereden ilhan aldınız ?

➜Aylardan Aşkın kurgusu sebebiyle böyle bölümlere ayrıldı.Bende kendime not olsun diye ayları bu ayda bu oluyor bu ayda şu oluyor olarak yazdım sonra bu hoşuma gidip ayları özellleştirip böyle belirgin hale getirdik. 

(Detayı için youtube 'dan bakabilirsiniz.) 

**Çok özel bir soru sormak istiyorum .Bu aşkın kadını kendi hayatında nasıl bir aşk kadını ?

➜ Eşimle 15 yıldır beraberiz ve aşk evliliği. Kitaplara konu olacak bir aşk evliliği değildi. O ögretmen bende muhasebeciyim.Hayatımız gerçekler üzerine kurulu.Evimizde tek eksik olan şey romantizm .Bende bu eksigi kitaplarla kapatıyorum diyelim. Ama tabi kendi çapımızda bir romantizmmiz var .

Meral Kır hakkında bilinmeyen 5 gerçek için TIK TIK 

😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍

Söyleşimizi okuyup yada videomuzu youtube da okuyan ve zaman ayıran herkese çok teşekkür ederim . 

Yani turlar ve kitaplarda buluşmak dilegiyle...





9 Şubat 2017 Perşembe

KİTAPLA_MOLA II AYLARDAN AŞK BLOG TURU KİTAP YORUMU


Herkese kocaman Merhaba ve Sevgiler 😘

Günler geçti aylar geçti . Ancak Aylardan Aşk namı değer Sancaktarlar serimiz hiç bitmed ve bitmeyecek. 

KİTAPLA_MOLA kızları olarak sevgililer gününe hızla giderken seçtiğimiz en anlamlı kitabın turu ile sizlerleyiz. 

Aspendos Yayınları farkı ile yeni baskıya giren Meral Kır kaleminden çıkmış ilk kitap Aylardan Aşk yine bizim gözbebeğimiz. 

Peki biz bu Tur için ne planladık neler yapıyoruzu yukarıdaki Kitapla Molaya tıklayarak takip edebilir ve kitabımızı daha yakından tanıyabilirsiniz. 

Yorumuma alıntılarıma geçmeden önce sevgili Kır kardeşlerin başlıcası Serpil Kır'ın Seri İncelemesini öncelikle incelemenizi tavsiye ederim 😉😃






Meral Kır kaleminden çıkmış 3 kitabı okumuş biri olarak söyleyebilirim ki ben hala Yağız ve Tanemciyim ✨

Peki bu Tanem kim ? Yağız kim ? diye sorarsanız hemen şöyle söyleyeyim. 

Yağız Aslan
Doktor civanımmm *.*
Buzlar prensim
Cileli bülbülüm
Başarılı Erkek
Adam !

Bunları kazıyın aklınıza ;
Sonra mı ?

Aşk'ın Yağız hali
Tanem'in kalbindeki fırtınanın sebebi
Herbir kelimesi hançer etkisi
Romantizm'in ayaklı hali ! 


(Tanem Sancaktar için yüzgörümlülüğü istiyorum . Merak Edin ve İnstagrama bu Tanem kimdir? diye bol bol bakın :) )




Tanem Sancaktar

Uyuyan Güzel
Masum şeytan (Kusura bakma Meral Kır ama bunu yazmam gerekiyordu )
Yağız'ın buzlarını eriten ateş
Aşkı için gözleri kararan
Kendinden emin
Yaşadıklarına gögüs gerek
Sancaktarların prensesi





''Yüregimi paramparça eden, nefesimi kesen,bogazımı düğümleyen bu aşkı istiyordum.Yazğımda vazgeçmek varsa bunu bana seçtirme.Kaderim ayrılıkla sonuçlanacaksa isyanımı bağışla Allah'ım''

Tanem geçirdiği kaza ile bilincsiz bir şekilde bir Eylül günü Yağız'ın bulunduğu hastaneye getirilir. Bilinçsiz yılları gerisinde bırakan Tanem herşeyden habersiz uyurken Yağız onun üzerinde ilk kez denediği tedavinin sonuçunu takip etmek için bir gün bile Tanem'in yanından ayrılmaz. 
Herşey yolunda giderken artık uyanma zamanı gelmişken bir anda Tanem'in durumunu kötüye gidince Yağız bu işin içinde birşeylerin yanlış gittiğini farkeder. 
Sırlarla dolu Sancaktar ailesine Tanem sayesinde bir kere adım atan Yağız için kaçış yolu artık yoktur. 
Kimin ? Neden yaptığını bilmediği farklı ilaçların Tanem'e verildiğini ve yavaşca genç kadının ölümüne sebep olmasını sağlayacak bu ilaçlar uyuyan güzelimiz için aslında basit bir kaza olmadığını göstermektedir. 

Neyse ki bizim kurtarıcı prensimiz Yağız'ımız uyayan güzelimizi uyandırmayı başarır ancak Tanem uyuduğu zaman dilimi içerisinde hiçbir hareket fonksiyonunu kullanmadığı için zor zamanlar geçirdiği yetmezmiş gibi hafızasını da kaybetmiştir. 

Sancaktarlar birbir Tanem'e anılarını anlatırlarken göstermek için getirdikleri resimlerinde yırtılmasıyla Yağız'ın tahammülü taşmış ve Tanem'i kanatları altına almıştır. 
Deneyi, hastası olan Tanem bu kanatlar altında aşk ile karşılaşmış Yağız'ın saklandığı geçmişindeki buzları eritmeye yetmiştir. 

''Yağız'sız her gün ölmek yerine , bir kere ölmek isyansa;bu isyana dur demeye Tanem'in gücü yetmezdi.''




Sırlarla dolu Sancaktarlar'ların her birine bir bir itinayla inan sevgili yazar Meral Kır sizi Doruk ve Asya ikilisininde aynı anda etkisine alıyor. 

Tanem'in kardeşi Asya , Yağız'ın dostu Doruk *.*
2.Kitap Aşkı Seçtim kitabında bu muhteşem ikiliyi okuyacaksınız ama size kötü haber eger hala almadıysanız Aylardan Aşk kitabını alacağınız zaman Aşkı Seçtim'i de mutlaka ekleyin. Final bölümünde ki tek bir cümle yüzünden kitap bittiğinde saçınızı başınızı yollabilirsiniz:) 
Yazarımızın kitabı yüzünüzde tokat hissi yaratabilecek cinsten :) 

''Sorunsuz ,mükemmel bir hayat vermeyi vaat edemem sana ama seni son ana kadar seveceğime,ellerini hiç bırakmayacağıma söz veriyorum''

Tanem'in kaza geçirme sebebini ögrenmek için hararetle çevireceğiniz sayfalar , Yağız'ın neden buzlar prensi olduğunu ögrendiğinizde yutkunamayacak kadar gözlerinizin dolacağı, Tanem ve Yağız'ın aşkını satır satır notlar alacağınız, herşeyden öte finalinde yapma bunu yapma diye bağıracağınız bir kitapla sizi başbaşa bırakıyorum :)

Daha ne söyleyebilirim ki



Aylardan hep Aşk olsun ,Hep Aşkı Seçin, Yolunuz Aşka Düşsün, Aşkın Kokusunu Almayı hiç bırakmayın 😃✨✨🌠

26 Ocak 2017 Perşembe

DİLEK TAYGUN | KALBİME FISILDA KİTAP YORUMU

Herkese Merhabalar 

Aslında 2017 'imin Ocak ayının son günlerinde okuduğum kitaplarımdan Dilek Taygun - Kalbime Fısılda ile karşınızdayım.

Kitabıma yılın ilk gribi ile başladım .''Yazarı hemşire belki derdime derman olur kitabı '' diyerek çevirdim sayfalarını. Aman Allah'ım ! Onca kitabın arasında ne iyi etmişimde tercih etmişim okumayı ...İçtiğim ıhlamurum 1 , kitabım 2 ayrı damağımda tat bıraktı desem yeridir.
Kolay kolay bu kadar övgülü yazmam yorumlarımı takip edenler bilir ama işte bu kitaba söyleyeceğim sözler ilerleyen cümlelerde daha  da övgü durumumu aşabilir 😄
İlk önce kitabımıza ait bir Arka Kapak yazısı ve Cast ile başlayacağım .



Arka Kapak 
Bir kalp ikinci kez aşık olabilir miydi?

Kalbini aşka, sevgiye, mutluluğa, en önemlisi de yaşamaya kapatmış bir adam ve kendi mazbut dünyasından bir anda alınarak, ışıltılı bir hayata mahkûm edilen gen bir kadın.

Dıştan peri masallarına özendiren, gerçekte ise nefretle bezenmiş bir hayat…

Ömer Atay, yıllar önce kalbini aşka dair her şeye kapatmıştı. Sevgi, aşk, mutluluk gibi duygular onun için birer basit kelime halini alırken, sadece iş odaklı yaşamından ve süre gelen hayatından oldukça memnun bir adamdı. Ta ki dedesinin ani ölümü ile kendini bir anda istemediği bir evliliğin içinde bulana kadar. 

Buket Say, kendi halinde yaşayan sessiz, sakin bir genç kızdı. Hayat onun için ailesinden ve sakinlikten ibaretti. Bir gün, evine gelen iki adamla tüm hayatı bir anda değişmiş, kendini ait olmadığı bir evde ve ait olmadığı bir toplumun içinde bulmuştu. 

Bir adamın güç ve sevgi arasındaki bocalayışı…

Bir kadının gurur ve sevgi arasındaki imtihanı…

İki gönülde filizlenen sevgi... Gurur ve gücü yok etmeye yeter miydi?
(Tanıtım Bülteninden)



Ömer Atay 


Not : Kuzenimin adı ve soyadını alan ana erkek karakterimiz malesef görünüş olarak hiçte kuzenime benzemiyor .
Zira kitabımız daki Ömer Atay yemyeşil gözleri ve yüzündeki alaycı gülümsemesiyle yer yer yüzüne tokatı indirmek istediğim bir beyefendi. 

Bir beyefendi ama bu beyefendi hiçte öyle hafife alabileceğimiz nitelikte değil kendisi zenginlik ile birleşen hayatında kral olarak yaşayan , aşkı 1 kez tatmış ve aşka küsmüş tam bir Cellat !



Buket Say 

25 yaşında  hayatını ailesine adamış  Avukat Buket Say.
İnatçılığı ile saçımı başımı yoldurup sonra ''Ah canım ! ne çekti ya 😢 '' diyip beni tam bir duygu karmaşasına sokan Buket Say !

Siyah saçlı , kumral gözlü , sivri dilli, aşk hakkında hiç birşey bilmeyen dediğim dedik ana baş rol kadınımız!




Kitap Yorumum 

Dedelerinin önceden yaptığı anlaşma yüzünden bir anda Buket'in hayatı Ömer ile nikah masasında birleşir. Bu birleşme ilk andan itibarende yeni evlimizin evlerini Cehennem kocasını ise Şeytan olan bir geleceğin sadece minik bir fragmanına sürükler.

Ömer içinde aslında hayat Buket'in ki kadar zordur . Çünkü ;  ilk aşkı , bir çok fedakarlık yaptığı Bahar'ı kaybettikten sonra kalbine kimseyi almayan acıma duygusunu kaybeden bencil bir adam haline gelmiştir. Birde şimdi zenginligine zengilik katmak için taşralı bir kadına karım demek zorunda kalmıştır.

Bir kalp ikinci kez aşık olabilir mi ? 
Aşk 1 keredir oda dogru insan içindir derim !
Yine sözüme istinaden kitabımızda da yer yer bu fikrimin dogruluğunu yaşadım. 
Peki bu aşk Bahar mı Buket mi ? Sizin iyice kafanızı karıştırayım 😄



Ömer'in güvensizliği Buket'i gün gün öldürmeye yetiyordu. Çünkü igneleyici dili ve herşeyi para ile çözebileceğine inanan hayata bakışı ile hiçte sevilesi bir adam olduğunu söyleyemem.

Evlendiği kadının avukat olduğunu bile bilmeyen bir adamdan bahsediyorum ! 😃

“Hayatın bir oyun olduğunu son iki haftadır daha net anlamıştım. Bazen acımasız, bazense fazlasıyla tatlıydı. Şu zamana kadar genellikle acımasız yönleriyle baş etmeye çalışsam da, son iki haftadır hayatın tatlı yönlerini de yaşamaya, tatmaya başlamıştım.”

Aşka olan ,dosta olan tüm öfkesini malesef Buket'ten çıkarıyor Ömer . Ancak yazarımız konuyu hemen ele alıp ''Allah'ın sopası yoktur Ömer !'' diyip son 50 sayfa ohhhhh ! diye sayfaları çevire çevire okuyorsunuz. 

Kitap ile ilgili aşağıda spoilerlara gireceğim. 
Okumayanlar lütfen bakmasın derim . Okuduktan sonra ama bakın ki bol dedikodusunu yapalım 😃



Spoiler İçerir ! 

*Ah Ömer Ah ! Sen ne akıllanmaz ne uslanmaz ne aşktan anlamaz bir adamsın. Başkasına olan aşkının acısını nasıl aşkı hiç tatmamış bir kadından çıkarırsın.Birde yetmez rızasını almadan sahip olursun ! 
*Ah Ömer Ah! Buket seni terk ettiğinde nasıl olurda hemen bırakırsın . Bu erkeklerin pes edişleri yok mu! Hemencecik boşadı malesef. Ama Buket'im canım hayatına kimseyi alamadı . Müstehaktı da işte olmadı 😃
*Yazarın en sevdiğim yanı Buket'in dik duruşu boşanmasına rağmen hemen Ömer diyip kollarına atlamamasıydı. Yalan yok klasik film ve kitap gibi heh şimdi Ömerden çocuk doğurur yıllar sonra karşılaşırlar barışırlar derken beklediğimin aksine Buket'in avukatlık işleri yüzünden başına aldığı belanın sonrası Ömer'in hayatını kurtarması beni bir ayrı olumlu yapan noktalardandı. 
*Bir an Ömer'in vurulduğu anı izledim desem yeridir. Harikaydı !

Bir Sonraki Kitap Yorumunda Görüşmek Dilegiyle... 

2 Ocak 2017 Pazartesi

Kitapla_Mola Yine İş Başında °±° MARIANNE KAVANAGH || BELKİ BİR GÜN Kitap Yorumuyla Karşınızdayım.


Şuan bu postu okuyan her 20 kişiden 3 'ü yanındaki adam / kadınla mutlaka bir arkadaş ortamında tanışmıştır . 😘😍

Böyle bir analiz ile başladığım yorumda şimdi bana ''Bunun kitapla ne alakası var ?'' sorularını sorduğunuzu duyar gibiyim.

Aslında herşey işte bu analiz ile başladı. Bizim ana kadın karakterimiz Tess ve ana erkek karakterimiz George arkadaşları tarafından pes etmeden tanıştırılmak için uğraşılıp kaderi durmadan öteleyen iki çiftir.
Aslında Tess saygı duyduğu yakışıklı sevgilisi Dominic ile mutlu olduğuna inanmaktadır ama Kristy(Tess'in yakın arkadaşı) George'un sanata ilgisi , enstrüman çalması , hayata bakışını anlatırken Tess'inde aslında ruh eşini bulamadığını gizliden farketmesini sağlar. 
Ah bu arkadaşlar vezir de eder rezil de 😜


"Seninle birlikte olsaydım hayatım tamamen farklı olurdu. Beni anlardın. Kendimi anlatmak için mücadele etmek zorunda kalmazdım. Sen çoktan yolu yarılmış beni bekliyor olurdun. "


Kader onları çok farklı yollara sürüklese de sonunda kaçamadıkları çekim bir anda onları uzun zamandan sonra bir araya getiririr.

Peki bunlar geldiler bir araya gelmesine de; 
Farklı aşkların kollarından korkular , yaşanmışlıklarla dolu dolu yıllar sonra birbirlerini bu kadar tamamlayan çiftin hayatı sizce nasıl olur ? 

Kesinlikle okuyup ögreneceğiniz daha fazla spoiler vermeden burada keseceğim enfes mi enfes kitaplardan biridir kendileri 😇😃

Kitap hakkında bir de şunu söyleyeceğim başta kitap kapağının orjinalliğine bayıldım.Gerçekten standart dışı görüntüsüyle okurkende keyif almamı arttırmadı dersem yalan olur ❣



Herkes seni düşürmeye çalışırken nasıl yeniden ayağa kalkabilirsin ki?


Kitapla_Mola (Tık Tık) ekibi olarak yaptığımız Tur ve Okuma Etkinliklerimize daha bir tane daha güzel bir kitabı eklemiş olmanın haklı mutluluğu ile beraberiz. 

Kitaptaki sade dil, güzel bir edisyon, dogru çeviri de olumlu tepkilerimize eklenebilecek kalitesel unsurlardandı. Ama kesinlikle şunu söyleyebilirim kitap için ; Kendinizden mutlaka bazı noktalara rastlayacağınız yada rastlama ihtimaliniz olabilecek duygular, anılar ve replikler mevcuttu. 

Benim için 5 üzerinden kaç puan verirsin kısmına gelirsek kesinlikle 5/4 verirdim. 

Bir sonraki Parodi Yayınları kitabında görüşmek dileğiyle .
Kitapla_Molayı takip etmeyi sakın unutmayın.

Not : Benim Kitapla_Mola'mın kıymetli Kır Kardeşlerinin yorumları içinde ;




19 Aralık 2016 Pazartesi

Kitapla_Mola / Susan Elizabeth Phillips - Taş Bebek Kitap Turu / YAZAR VE ÇIKMIŞ KİTAP TANITIMI


Bir Kitapla_Mola Turundan daha herkese merhabalar 😄

Kitap hakkıda tabiki yorumlar ve dataylar gelecek ama bizim ekip niçin bu kadar mutlu derseniz bugün size onu anlatacağım 😆😊

Bizim için Susan Elizabeth Philips yani sevgili yazarımız ne yazsa okunur denir ya işte tam olarak o yazarlardan biri.
Turu aldık yazarı seviyoruz . Peki bu yazar kimdir? Nedir ? Ne yapar ? Sorularınızın tamamı bende saklıdır efenim 😜😚

Konuyu uzatmadan hemen gelelim yazarımıza; 


11 Aralık 1948 'de Ohio, Cincinnati'de doğan yazarımız eğitim hayatını da Ohio Üniversitesi Güzel Sanatlarda ,Yükseklisans egitimini  Lowa Üniversitesinde yapmıştır.

Eşi Bill ile okulda tanışıp evlenen Susan 'ın iki erkek çocuğu vardır. İlk yazarlığa komşusu Claire Lefkowitz ile başlamış ancak Claire'in taşınması ile yazarlık hayatına yalnız devam etmiştir. Bir röportajında konuyla ilgili ''Kısa sürede bir arkadaşımla olduğu kadar tek başına yazmanın çok eğlenceli olmadığını keşfettim. Sanırım daha fazla özgürlük vardı, ancak beraberlik duygusunu özledim'' demiştir.

Kitapları yayın sektörünün en değerli ödüllerinden Rita Ödülleri ile taçlanmış ve pek çok romanıda Quill ödülünün adayı olarak gösterilmiştir. 

İmza günü olsada gitsek 😥😦

Türkiye'de çıkmış eserleri sadece aşağıdaki kadarcıktır.
Aslında pek çok eseri var umarım hız kesmeden çevrilir ve Pegasus Yayınları imzasıyla bizlerle buluşur.




Kendi notumu iletmem gerekirse kesinlikle yazarın kitapları Pegasus Yayınlarında kalmalı . Nedenini acı bir anımla anlatmak isterim.
*  Kitap atlıkarınca üzerine ilerlerken kapakta kocaman bir dönme dolapla karşılaşıyorsunuz
*Ana karakterimizin adı Honey Moon yani Balayı 😆 Bunu duyan yayınevinin gazabına ugruyor ve Balayı diye kitap ismi oluyor bizlerde '' AA! Balayında herhalde evli bir çiftin komedisi diyip alıyoruz '' 😂😁😀

Her ne olursa olsun ! Philipss yazsın bizler okuyalım 🙈🙉🙊

Yorum için ve Diger ekip kızlarının çalışmaları için takipte kalın derim .