27 Kasım 2014 Perşembe

AŞKI SEÇTİM II MERAL KIR Karakter Tanıtımına Hoşgeldiniz

 NOT: Aylardan sonra bloguma yorum yazmaya korkar olmuş durumdayım umarım unutmamışımdır. 


Aylardan Aşk kitabıyla kendini kanıtlayıp 3.baskıyı tüketmekte olan türk yazarımız Meral Kır Aşkı Seçtim ilk baskısı 10.000 ile sevenlerini mutlu etti. 

Kendisinin başarısı biz fanları (EVET BEN BİR MERAL KIR FANIYIM ) gururlandırdı. 
Aylar geçti Tanem geçti Yağız geçti . Gün geldi Doruk ve Asya hesaplaşmasına .
Aylardan Aşk finaliyle herkese ne ? nasıl ya ? hayır Doruk hayır ? diye saç baş yoldurup Aşkı Seçtim ile bakalım Doruk bize kendini affettirebilecek mi ?

Asya Sancaktar Sancaktarların küçük prensesi, En şımarıkları Hatta en sivri dillisi Tanem'in sığınağı Doruk Akman'ın sevgilisi Aylardan Aşk'taki en cüretkar kızımız (Bunu yazmasaydım dayanamazdım *.* ) İlk kitapta bencillikleri yüzünden kızdığımız Aşkı Seçtim kitabında ise bağrımıza bastığımız Herşeye ragmen güçlü Asya'mız

Sabrina (Kızıl yılan ) Kusura bakmayın yuva yıkanın yuvası olmaz demişler ! Çok öfkeliyim çok ! Kızıl saçlı Asya'nın güzellikte kıskandığı ki kıskanılacak neyi varsa dedirten Amerikalı İlk kitapta Doruk’un eski ve tek aşkı olarak bildigimiz Aylardan Aşk’ta bu yarım kalan hikâyesine nokta koymaya giden Doruk sayesinde Aşkı Seçtim’de kitabımızın büyük bir oranını kaplayan Sessiz Aşık Sinsi (Sevmedim sevmiycek Nokta )
Doruk Akman Aylardan Aşk ile tepkileri üzerine çeksede Sen bizim kalbimizin baş tacısın Doruk Akman ! Yağız'ın tek sırdaşı biricik çocukluk arkadaşı Hastanelerden kopamasada aslında kendisi bir Bankacı Aşk mı tövbe derken Asya'nın çekimine hayır diyemecek kadar tam bir aşk adamı Ama naptın şimdi sen Doruk diyip Sabrina'ya gidicek kadar da odun ! Ne yaptığını bilmez kalbini duymaz laf anlamaz Ama her şeye ragmen O Doruk Akman !
“Benim gülüşümün nesi varmış?”

“Nesi olduğunu gayet iyi biliyorsun. ...... uzun yaşamak istiyorum ama sen gülünce benim kalbim duracakmış gibi oluyor.”
Okuyucu yorumu için : kahvekokulukitap (Tık Tık)
Alıntılar için : mehtapvekitap (Tık Tık)
Ön Okuma için : Küçük Kızın Büyük Kütüphanesi (Rüya Kız ) (Tık Tık) Bu bloggerlar tam bir CANAVAR ! :) Bol keyifli Aylardan Aşkı Seçtim 'li Okumalar Dilerim

2 Eylül 2014 Salı

3. Mimlenmem ! Çikolata ve Kitap uyumu için hazır mısınız ? O halde buyrun



 
Sevgili Şimdi Yazma Zamani 'na çok teşekkür ederim :)
Böyle tatlı bir mim olamazdı .

Sabırsızlanıyorum bu yüzden hiç uzatmadan bu tatlıların tadına bakıp kitabı seçelim mi ? 

 
Bitter çikolata:,
 Karanlık konulu bir kapağı olan kitap (taciz, ev içi şiddet, tecavüz, yalnızlık, zorbalık, ölüm vb.) ?
 
- Bitter diyince aklıma direk Alexandra Cavelius kaleminden çıkan Leyla 'dır kuşkusuz. Toplama kampında yapılan zulümleri bir bir yaşatan bir kitap. 
 

 Beyaz çikolata: En sevdiğiniz hafif ve mizah içerikli kitap?
 
-Sanırım benim okumaya bayıldığım tarzdır mizah içerikli olan ve tamamen kafamı dağıtması için okuduklarım.

Pucca ve Beni Hatırladın mı ?  sizi seçtimmm ! 
 
 

 

Sütlü çikolata: Çok konuşulan reklamı yapılan ve okumak için öldüğünüz kitap?
 
-Dex kitaptan çıka Hep Seni Bekledim ve Duvarların Dili Olsa ...
Eger biraz daha sizi okuyamazsam gözlerim açık gider! 
 
 
 

Karamelli çikolata: Okurken içinizi eritip bir tuhaf hissettiren kitap? 

-Fatma Erdek - Melekler Zamanı  Cecelia Ahern - Keşke Beni Görebilseydin

kitap isimlerini söylemek bile yeter benim için.
 
  
Kinder sürpriz çikolata: Son zamanlarda sizi şaşırtan bir kitap ?

-Yaralı (Aspendos Yayınları ) ! hatırlamak bile beni çileden çıkarıyor. Böyle saçma bir kitap okumadım. 
 
 
Snickers: Hakkında kafayı yediğiniz kitap?

-Beni kolay kolay bir kitap kafayı yememi sağlamaz ama hafızamı zorladığımda Fırsatçı kitabında ki O kızıl şeytanı bogmak istediğim bir dönem yaşamadım değil :)
 
 
 
Marşmelovlu sıcak çikolata: Okurken sizi rahatlatan bir kitap?

-Şuan ki bulundugum depresif halimden beni kurtaran Bitli Pileyboy - Arzum Uzun 'u size takdim etmekten gurur duyarım :)
Dur dur hemen bir alıntı da yazıyım tam olsun :) 


Ne zaman bir adam gözümün içine baka baka
''Ben onlar gibi degilim...''
teranesine başlarsa,
emin ol,
onlardan bin beterdir.
 
Çikolata Kutusu: Okuduğunuz hangi seride bol çeşitlilik ve herkese göre olabilecek bir şeyler vardı?
-Kuşkusuz ; Anita Black serisi ...


Acı biberli çikolata: Son zamanlarda okuduğunuz en acıklı kitap?
-Umutsuz kitabı gerçekten duygusal bir boşluga girmenize neden olacak
 
Ekstra olarak bir soru daha ekledik. En Sevdiğiniz Kitap ve Çikolata?
En sevdiğim çikolata Milka -Üzümlü -fındıklı 
En sevdiğim kitap :Ama bu bana yapılmaz ki çok zor oldu bu soru :( 
Son zamanlarda okuduklarımdan seçiceğim 3 kitap

1.Aylardan Aşk
2.Cennetin Rengi
3.Bana Dokunma


Benim mimlemelerime geldii sıraa !

 İlleKitap , Dracula's House sizi seçtimm !
Bıkın benden artık diye :) 

28 Ağustos 2014 Perşembe

Mimlendim ( Hangisini Seçerdiniz ? ) Söyleşi tadında bir soru- cevap mı oldu ne...



Yeni bir ''Mim'' , Yine Ben...
Beni yeni mimlenme konusunda da unutmayan Dracula's House kocaman sevgilerimi ve teşekkürlerimi yolluyorum .

Şanslıyım ilk mimlenmelerim ve harika iki etkinlik benim oldu hadi bakalım sorularımız nelermiş peki ben ne demişim :) 


1- Çok kitaptan oluşan seriler mi ya da tek kitaplar mı?

Serilere bayıldığım kadar bir o kadar da nefret ettiğim dogrudur. Sabırsız olan bir karaktere sahibim ve seri beklemek kadar bana yapılabilecek bir başka işkence düşünemiyorum.
Ama her şeye rağmen Seri derim ! :) 


2- Sadece kadın yazarları mı yoksa erkek yazarları mı okumak? 

Kadın - erkek diye ayırmak istemiyorum ama şöyle bir baktığımda kitaplığım sanırım hep bayan yazar dolu.
Sanırım ben farketmeden seçimimi kadın yazarlardan kullanmışım bile :) 


3- Kitapçıya gidip kitap almak mı, internet üzerinden kitap almak mı?

Hiç sorulmasın dahi bana bu :) Kesinlikle kitapçı derim. Her türlü mutlu- mutsuz anlarımda ki ilk sığınağım benim. Ben nasıl ona internetten alarak ihanet ederim :) 


4- Film olan kitapları mı dizi olan kitapları mı?

Kitap harika bile olsa konu onun dizisinin çıkması olduğunda o dizi kitabından da beni soğutuyor.
Kitap harika bile olsa dizi bozuluyor. Bu yüzden senaristlerin gazabından koruyalım kitaplarımızı diyerek seçimimi Film olanlardan kullanabilirim.


5- Günde 5 sayfa okumak mı yoksa haftada 5 kitap mı?

Günde 5 sayfa okuduğum gün öldüğüm gündür !
HAFTADA 5 Kitap 


6- Profesyonel bir yazar olmak ya da profesyonel bir yorumcu olmak? 

Yazarlık ?  Hmm.. sanırım bana biraz uzak ancak profesyonel bir yorumcu olmak işte bu tam benlik ! 


7- En sevdiğiniz 20 kitabı tekrar tekrar okumak mı yoksa her gün daha önce okumadığınız yeni bir kitabı okumak mı?

Yenilikler güzeldir hele hele zamanla biz bile değişiyorken:)
Yeni umutlar , yeni aşklar , yeni maceralar , yeni katiller , yeni kurtadamlar <3 


8- Kütüphanede çalışmak mı kitap satıcısı olmak mı?

Tüyap ve Cnr Fuarlarından deneyimlediğim kadarıyla kitap satıcılığından çok ben dedikodu için oradayım :)
Ben kitap severlerin olduğu ve beni anladığını düşündüğüm kişilerle mutluyum .
Kütüphane de olsa kitap satıcılığıda orada Kitap Dostları var o halde bende varım ! 


9- Favori türünüzden kitaplar okumak mı yoksa favori türünüz hariç diğer her türden kitaplar okumak mı? (

Tam bir türün var mı derseniz güzel olan her tür benim türüm. Bana bir şey kattığı ya da zor anlarımda kafamı dağıttığı sürece benim türüm odur :) 
Bu yüzden her türden okurum . 

10 - Sadece fiziksel kitap kopyalarını okumak mı yoksa sadece e-kitap okumak mı?

Eger ben o kitabı hissedemiyorsam ne anlarım onu okumaktan. Her bir sayfasına bir anımı bırakmalıyım. Benim için kitap hissetmektir. Malesef e-kitap bana his vermiyor. 

Peki ben mi kimleri mimledim 
Son Sayfası Aşk 
Anime ve Kitapsever

26 Ağustos 2014 Salı

İlk Mimlenmem ve harika bir etkinlik seçimi ( Çok Şanslı oldugumu söylemiş miydim ? )



Dracula' House tarafından ilk Mimlenmemi yaşıyor ve bu heycanı bana yaşattığı için ona ve bloguna çok teşekkür ediyorum .

Daha uzatmadan Kitaplığımın nadide eserlerinden -ki hepsi benim bitanelerim ama etkinlik nedeniyle sadece EN BEGENDİĞİM KAPAK GÖRSELLERİNİ sizlere sunuyorum :)

1.  Asla Bir İskoçyalı Sevme - Maya Banks

( Bu nasıl mümkün olacaksa )

2. Annem Gibi - Justıne Levy

3. Araf - Jamıe Mcguire 
(Senin kapağına da sana da aşığım ) 

4.Karpuz - Marıan Keyes
(Benim favori yazarlarımdandır. Her kitabını tavsiye ederim.)

 5.Pabucumun Ajanı - Asude



6.Hırsız - Tarryn Fısher



7. Düğün Hediyesi - Lucy Kevın


8.En Karanlık Zevk - Gena Showalter


9.Çirkinin Aşığı - Elizabeth Hoyt



10. Cennet Gibi - Julia Quınn

Peki ben mi kimleri mimledim :)
Taadaaaaa !


Yamak Dan

sevgiler ve saygılar :) 


8 Ağustos 2014 Cuma

Ölümün Gizli Yüzü ll Chris Culver Kitap Yorumum


Davayı hızla çözemezseniz başkalarının da hayatını tehlikeye   atarsınız…    


 750.000 kopyadan fazla satan ve satış rekorları kıran bir kitap fenomeni.

 Ash Rashid tek başına… Indianapolis Şehri Polis Teşkilatında on iki yıl geçirmiş kıdemli bir polis ve polis kuvvetindeki birkaç Müslüman Amerikalıdan biri olan Ash, adaleti ararken kuralları esnetmekten korkmuyor. Ancak şimdi polisliği bırakmak istiyor. Hukuk fakültesinden mezun oldu ve savcı olmayı hedefliyor. İstediği son şey, yeni bir cinayet soruşturmasına karışmak...
Ancak bu durum aile dostlarından birinin evinin önünde öldürüldüğünü duymasıyla değişiyor; bu, teşkilat üyelerinin soruşturmaktansa görmezden geldiği bir cinayet. Ash soruşturmaya başlıyor ve kendini bir anda seçim politikalarının, suç dünyasının ve kendi adaletini sağlayan adamların ortasında, karmakarışık bir davanın içinde buluyor. 


“Chris Culver, önümüzdeki yıllarda takip edeceğimiz bir yazar.”-C. J. Box, New York Times Satış Rekorları Kıran Breaking Point and The Highway’in Yazarı
“Ash Rashid sert fakat merhametli bir kahramandır. Chris Culver, polisiye romanlarda cüretkar yeni bir ses.”
-Jeff Abbott, New York Times Satış Rekorları Kıran Downfall’un Yazarı

Kitap Yorumum






Ash Rashid

Amerika'da yaşayan 
Dini Müslüman olan 
Bir kız çocuğu babası Indianapolis Savcılığında çalışan
Dedektif 
Hayatını daha fazla cinayet davalarına bakmadan geçirmeyi planlayan
Bir kız çocuğuna sahip
Aile babasıdır.





Manastır kitabını okumadan direk yazar ile tanıştığım Ölümün Gizli Yüzü beni buram buram gizem kokan bir cinayetin içine attı. Uzun süredir okumadığım polisiye kitapları özlediğimi bir kez daha anladım.

Olimpos Yayınlarından okuduğum her polisiye beğenimi kazanmasına rağmen ciddi anlatım bozuklukları ve imla hataları olduğunu belirtmeden edemeyeceğim. Korkarak başladığım Ölümün Gizli Yüzü ise hatasız bir şekilde okunan harika kitabın doyumsuzluğuna ulaştırdı beni.

Şimdi gelelim kitabımıza ; Amerikan Müslümanlarından olan Ash , kızı ve eşiyle artık sorunsuz günler hayal etmektedir. Ta ki eski davalarından bir tanesinde karşılaştığı adamları evinde bulana kadar. Onlar polislerin bile ulaşamadığı her türlü habere ve bilgiye ulaşan tekinsiz adamlardır. Ash 'e bir cinayet gerçekleştiğini ve bu cinayeti kaza süsü verdiklerini ancak bu davayı onun çözebileceğini söyleyip ikna etmeye çalışsalarda Ash kararından dönmez. Ta ki bu kişinin aile dostu Cassandra olduğunu ögrene kadar. 

'' Ash bu konuyu düşündükçe ve olayın içine girdikçe daha da öfkeleniyordu. Cassandra sadece ölmemişti; unutulmuştu da'' 

Ash bu haberi duyar duymaz teşhis etmeye gider ancak karşısındaki Cassandra olmasına rağmen ismi  farklı yazılmıştır . Cassandranın kızı Lisa'yı bulmaya çalışır ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bırakıldığı ögrenir. Duyduğu ve gördükleri karşısında inanamaz herşey profesyonel derecede organize edilmiştir.  Ash karşısındakileri hafife almayacagını anlar .

Pul iç çekerek ''Seni severim Ash ama başını ciddi anlamda belaya sokacak bir şeylerin içine adım atıyormuşsun gibi geliyor. Noah'ın yolundan çekil. O iyi bir adam değildir. Senin yerinde olsam Cartwright'ın önünde durmazdım.''

Bu aynı gün içinde , üstünde çalıştığı vaka hakkında ikinci kez uyarılışıydı. 



Ash'in karşısında polis teşkilatı ve gerçekten kuvvetli kişiler vardır ve Ash bu davayı çözmede ise tektir.

Soluksuz okuyabileceğiniz ve sonunu tahmin edemeyeceğinizin garantisini verebileceğim ustaca yazılmış bir polisiye kitaptı .

Tavsiye ederim :)

Keyifli okumalar

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Bana Prenses Deme ll Vefa Enver - Kitap Yorumum



 Kitap Arka Kapak Yazısı

Hırs, tutku, kıskançlık ve nefret duyguları arasında beklenmedik bir biçimde filizlenen muhteşem bir aşkın hikâyesini okumaya hazır mısınız? 

Babasının biricik prensesi, dünyalar güzeli Nil, bir gün cici kız olmaktan sıkıldığına karar verip çocukluğundan beri âşık olduğu Murat'ı tavlamanın yollarını ararken, kalbini âşık olmayı en son umacağı erkeğe kaptırır. 

Aşka inanmayan bir erkek olarak uzun soluklu ilişkilerden kaçınan ve herhangi bir şeye karşı alışkanlık geliştirmek fikrinden nefret eden Yiğit için yenilik, değişiklik, farklı tatları keşfetmek hayatının temel zevkleridir. Ansızın karşısına çıkan Nil'i tecrübesiyle baştan çıkarırken, bu oynadığı oyunda hayatının ve kalbinin kontrolünü tam anlamıyla ona kaptıracağından habersizdir.
Baş döndürücü güzellikte, masum ve tecrübesiz bir genç kızın, aşk oyunlarını teker teker öğrenişini gülümseyerek okuyacak ve âşık olduğunu sandığı erkek ile nefret ettiğini sandığı erkek arasında bocalarken, gerçek aşkı keşfedişine tanık olacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)


Kitap Yorumum






NİL

19 yaşında
İç mimar
Alımlı ve güzel 
Babasının prensesi , annesinin biriciği
Büyümek için çok hevesli
Aşkın anlamını bilemeyecek kadar da kör
Bir genç kız








Murat

30-32 yaşında
Gamze'nin nişanlısı
İnşaat mezunu
Nil'in babasının şirketinin çalışanı
Sırlarla dolu geçmişinin kinini taşıyan
Güvenilmez
Anlaşılmaz
Bir adam 









Yiğit


34-36 yaşlarında
Birlikte yaşadığı manken sevgilisinden vazgeçemeyen
Ama anlaşılmaz derecede Nil'e korumacı olan
Zenginligin yanında mimari ve inşaat hakkında çok bilgili
Ailevi konularda çok hassas
Sorunlu bir çocukluğa ragmen iyi yetişmiş
Güvenilir
Anlaşılır
Kusursuz
Bir Adam





Nil; tek aşkının Murat olduğunu sanan ve bu yüzden 19 yaşına kadar hiç bir ilişki yaşamamış bir genç kızdır.
Murat'a karşı duyduğu bu takıntılı aşk ise aslında Nil'i fark etmeden ailevi sırların içine sürüklemektedir.

Nil'in babası Haluk bey patronu olduğu şirkette güvendiği elemanı Murat'la mutlu mesut çalışırken ; Nil 'de stajını hem babasının şirketinde rahatça yapıp hem de tek aşkı Murat'a daha yakın olmaktadır. Şirketin durumu günden güne kötüye gitmekte olmasına rağmen bir ışık gibi doğan Yiğit inşaat şirketine çok büyük bir işle gelir ve Haluk bey'inde tek dostu olur bir anda. 


''Yiğit Bey ile tanıştın değil mi ?''
''Ha ,evet doğru .Babamın odasındaki adam . Demek yeni büyük müşteri o . Bana pek de büyük bir adammış gibi gelmedi. Ama büyük bir burnu olduğu kesin. Herşeye sokmaya meraklı olduğu koca bir burun...''


Nil ; Murat' ı elde etmek ve nişanlısı olan Gamze'yle arasını açabilmek için 19 yaş doğum gününü iple çekmektedir. Giyimi ve tavırlarıyla Murat'ı kendine aşık etmeyi  planlar ki dediği gibi de olur. Murat ; Nil'in cazibesine karşı koyamaz ama bedeni Nil'i istese de kalbi Gamze'den vazgeçmez. Yiğit'inde katıldığı bu davet Nil için bambaşka kapılar açar . 19 yaş partisinin hayatının dönüm noktası olcagını düşünürken aslında bu dönüm noktası Yiğit ile başlamıştır bile. 

Nil babası tarafından şımartılmış, fiziksel gelişimi tamamlanmış olsa da, duygusal gelişimi yarım kalmış , çocuk ruhlu bir kızdı.

Yiğit'in sevgilisi olan Tuğba ise güzelliği ve ünlü kişiliğiyle birbirlerine çok yakışmalarına rağmen ; Yiğit anlayamadığı sebeplerden dolayı Nil 'e karşı çekilir ve karşı koyamaz.  
Nil'in tüm ilkleri ve tüm kalbi fark etmeden Yiğit'in olmaya başlamıştır bile. Ama sebepsiz takıntısı olan Murat yüzünden tam anlamıyla bir teslimiyete kavuşamamaktadır. 

''Nereye bakıyorsun prenses?'' diye sordu Yiğit kendini koltuğa bırakarak.
Nil küçümseyen bakışlarını ona çevirdi. '' Çirkin olmayan bir şeylere olduğu kesin.''



Murat'ı ve Nil'in ailesinin ortak noktası olan ailelerin sırrını ögrendiğiniz andan itibaren kitap daha da bir hızla ilerleyecek . Peki tek çözülmesi gereken ailevi problem Nil'in mi ? Yiğit'in annesiyle karşılaştığı anlar kalbinizi burkacak kadar içten yazılmış ve yaşatılmıştı.  Yiğit ve Nil'in dialoğları romantik -komedi tarzına layıktı. Kitabı yarıladığınızda Nil'e kızabilir , öfkelenebilir ve bu davranışı kitabın sonuna kadar yaşayabilirsiniz ancak Yiğit'in tutum ve davranışları takdirlikti denilebilir.
Aşk Yiğit'e çok yakışıyor .
Sırf bu sebepten bile okunabilir .

Peki bizim büyüme hevesli kızımız Nil büyüyebilecek mi ?
Yiğit , Nil'in bu çocuksu davranışlarının üstesinden nasıl gelecek ?

Merak güzeldir :)

Şimdiden Keyifli Okumalar dilerim

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Tesadüfen Aşk - Başak Kızıltan 'ın kaleminden çıkan romanımız da sonlandı .



 Arka Kapak Yazısı

(O güldüğünde içimde bahar çiçekleri açıyor.)

İnsan kime âşık olacağını bilebilir mi? Tümüyle tesadüfte ömür boyunca kimi seveceğimiz! Hatta insan en tutkunu aşkını asıl, sevdiğini sanıp yanıldığını anladıktan sonra yaşayabilir.
"Buselik" adlı ilk kitabıyla okurlarının beğenisini kazanan Başak Kızıltan, yeni romanında, karhamanı Yeşim'le tanıştırıyor okurunu. Bir basketbolcunun sadece maçlarda heyecanlanmadığını da Ayaz'la tanışarak öğrenebilirsiniz.İlk aşkın gerçek olup olmadığına, her sayfayı şaşırarak çevirirken siz karar verin! Çünkü kahramanlarımız Yeşim ve Ayaz pekâlâ siz ve sevgiliniz de olabilir.

Yazarımız Başak Kızıltan, Bilken Üniversitesi'nde Turizm ve Otel İşletmeciliği okumuştur. Yıllardır eğitim gördüğü alanda çalışmakta ve müthiş manzarasından ilham alarak yeni romanlarını yazdığı Arnavutköy'de yaşamaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitap Yorumum 


Yeşim

Zengin
Çocuk öncesi öğretmeni
Çocukluğunu beraber geçirdiği Cenker'e aşık olduğunu sanan
Aşk sandığı duygular peşinde hata yapan
Beyaz atlı prensi defalarca karşısına çıkmasına rağmen görmeyen
Yeşil gözlü
(Ayaz'ın diyişiyle Çimen gözlü Yeşim )








Cenker

Yakışıklığına diyecek söz bulunmayan
Ancak tam bir takıntılı
İnsanları kandırmayı iyi bilen
Yeşim'e zarar vermekten çekinmeyen
Bencil 

Kısaca Psikopat bir adam
(İsmini de sevmemiştim zaten ! ) 





Ayaz
 Gri gözlü 
1.92 boyunda Dev adam 
Basketbolcu İlk gördüğünden beri Yeşim için çıldıran 
7'den 70'e tüm kadınlar üzerinde farklı etki bırakan 
İnsaflı
Merhametli 
Yufka yürekli AYAZ !

( İsmi bile güzel :D ) 

Yeşim ; beraber büyüdüğü abisi Yiğit ve aile dostlarının çocuğu Cenker'le kusursuz bir hayata sahipken duygularının tam anlamını bilemeden Cenker'le nişanlanır. Cenker bir an olsun Yeşimi'i düşünmeyen , fiziksel ihtiyacları uğrunda bencilce Yeşim'in canını yakan , kendi doğrultularında ilerleyen saplantılı bir adamdır. Ancak Yeşim ve Yiğit'in bunu fark etmesi malesef çok zamanlarını alır. 

''Yeşim çık artık o tuvaletten misafirlerimiz geldi bak!''
Annemin sesiyle kendime geliyorum, bu kadın isminin hakkını veriyor vallahi. Jeyan, kükreyen demek , zaten benim annemde her zaman kükrüyor.

Abisini ve Cenker'i ziyarete gittiğinde bir kaç kez karşılaştığı isimsiz gri gözlü adama beslediği duygular bu adamın bir kaç basket macında da karşılaşmasıyla netleşir . Evet !  Yeşim aşk denilen bu kıpırtıları sonunda doğru algılamaktadır. 

Ayaz ; ise mavi gözlüm diye yatar kalkar ama mavi gözlüsünün nişanlı oluşu hep Ayaz'ı durdurur. Cenker'in kirli geçmişinin en iyi şahididir ancak Yeşim'i koruyamıyor olmaksa Ayaz'ın en büyük cehennemi olmuştur. 
''Ayaz adı gibi geldiği yere ayazlar estiren adam ''
Yeşim aklını dağıtmak için kaçtığı İzmir'de kuzeni Gülce ve onun sevgilisi Alaz ( Ayaz'ın kuzeni ) ile karşılaşır ve Ayaz'ın aslında ne kadar da yakınında olduğunu fark eder. Fazla alkolün etkisiyle Ayaz'a karşı duygularını daha fazla saklayamaz ve herşeyi anlatır. 


Aşık olduğumdan beri aklımda tek şey onun hamile hali, kucağında bebeğiyle dolaşan hali , bebeğine mama yedirirken, oyun oynarken ki hali .
                                                                    Ayaz Durukan

Bir anda açığa çıkan Cenker'in kirli geçmişi Yeşim'in artık son noktası olur ve nişanı atıp Ayaz'a gider.  İkilinin gel - gitli bir aşk maceraları başlar .



Onu öpmek sanki uzun zamandır su içmemişim de suya kavuşmuşum gibi geliyor bana. 

Peki Cenker , Ayaz ve Yeşim aşkına izin verir mi ?
Çiftimiz kavuşabilir mi ?
Okumanız gerekir :)



Yazara not : Gerek kurgu akışı gerekse anlatım açısında
n güzel olsa da şarkı bölümlerinde sıkıldığımı itiraf edebilirim . 



Spoiler İçerir 

Tamam ya bundan sonra evlenir çocuk yaparlar diye düşünürken Cenker'in son dakika Yeşim'i kaçırması saçımı başımı yoldurdu desem yeridir.  Ancak final o heycana biraz hafif kaldı sanırım . Ancak kurgunun harikalığı bunu unutturdu bana .


ah Ayaz ah ! O romantik romantik çimen gözüm demeler , Yeşim 'in ismi için bile can verebilen o aşık kalbine ben ne desem bilemedim .

Tam bir Türk erkeği ornegiydi :) 


Keyifli okumalar dilerim 

6 Temmuz 2014 Pazar

Kış Güneşi - Jennifer L. Armentrount Kitap Yorumum hazır . İyi polis mi olasam kötü polis mi bilemedim !



Arka Kapak Yazısı

Yirmi bir yaşındaki Sydney, Kyler'a ezelden beri aşık. Ne yazık ki Kyler onu atlıkrancadan ittiği ve Sydney'in de karşılığında Kyler'a çamur yedirdiği günden beri sıkı dostlar.Kyler tam bir çapkın, bir kızın yanında iki geceden fazla duramıyor. Syd kendini gittikçe daha kötü hissdiyor. Ancak okuldaki son yılda duygularını itiraf ederek ilişkileirini berbat etmek istemiyor. Kyler'ın gözünde ise Syd hep ulaşılmaz bir noktada, adeta mükemmelliğin simgesi. Syd'in ona hayatta bakmayacağını düşünüyor. Bir gün Kyler'ın dağ evine kayak tatiline gidiyorlar ve bütün saklı duygular gün ışığına çıkıyor. Ama küçük bir sorun var. Evde yalnız değiller. Obsidiyen ile başlayan LUX serisi ve Melez Sözleşmelerinin'nin dünyaca ünlü yazarı Jennifer L.Armentrout'tan çok sıcak bir hikaye...
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMU


 Kyler

21 Yaşında
Üniversite ögrencisi
Yakışıklılığının farkında olan
Bencil
Çapkın
Sydney'e aşık
Ama başka kadınlarının bedenine tutkulu
Hatalarla dolu bir geçmişe sahip
Bir genç adam

Not: Kötü çocuk sayılır mı ?
İşte bunu bilemeyeceğim . Kararını okuyunca siz verin ama bence Duygularını dökemeyen bir adam var karşımızda !



 Sydney

21 Yaşında
Üniversite ögrencisi
Kyler'a aşık
Ancak Kyler'ın kalbinde sadece ''ARKADAŞ'' olarak olduğunu fark edince kötü bir ilişki tecrübesi kazanan .
Frigid'li kız olarak okulda bilinen
Kyler tarafından sayısız kez ekilmiş
Pek bakımlı olduğu söylenemeyen
Bol kazaklı bir genç kız.

Birbirlerinin en iyi arkadaşı ve bir o kadar da aşığı sayılan bu çiftimiz beni kitap boyunca kanser etti desem yeridir.  Kyler bir kızla olur Sydney kudurur, Sydney'e frigid derler Kyler öfkeden deli olur . Ama gel gör ki ikisi de bir aşklarını itiraf edemezler . Ta ki üniversitenin son yılını kutlamak için gittikleri kayak merkezinde fırtınadan dolayı mahsur kalana kadar.
Kayak hocalarından birinin Sydney'e asılması üzerine Kyler kıskanclık krizlerine girer ve korumacı iç güdülerinin esiri olur. Arkadaşlarının fırınadan sonra geleceklerini düşündükleri için bu gergin merkezden kaçıp eve sığınırlar ve malesef (bence iyi ki ) fırtına şiddetlenir ve bir kaç günü beraber geçirmek zorundadırlar. 


Bazen kelimeler kifayetsiz kalıyordu; insanın hissettiklerini anlatmaya yetmiyorlardı. Bu da o zamanlardan biriydi. Bu yüzden aramızdaki mesafeyi kapattım ve onu öptüm .Onun için hissettiğim tüm duyguları ona verdiğim her sözü o öpücüğe sığdırmıştım.

Kitap bu bölüme kadar yada şöyle söylemek gelirse 150.sayfaya kadar iyi bir kalem ve kurguyla ilerlerken bir anda (bence) basitleşiyor. Olabilecek her şeyi tek tek tahmin edip sıkılabileceğiniz Kyler- Sydney bölümleri olabileceğinin düşüncesindeyim . Kitabın tüm içeriğini Andrea ve Sydney arasındaki bir konuşmadan anlayabilirsiniz. 

Sen sarhoş oldun ve ona asıldın. O da seni reddetti ve sonra gece seni ellerken tek gecelik bir ilişkiden daha iyisine layık olduğunu söyledi? Ardından içinizdeki şehvete yenik düşüp bir kaç kez seviştiniz ve bunu da daha önce hiç yapmadığı şekilde yaptığını iddea etti ? 

İşte tüm kitap bu alıntıda anlatıldığı gibi :)





İyi miydi kötü müydü hala karar veremedim ama sanırım bu kadar eleştirel yaklaşmamın nedeninin Jennifer L.Armentrount kaleminden çıkan tüm kitapları okuyup en basitinin bu olduğunu düşünmemden de kaynaklı olabileceğim kanısındayım .



''Hayatım boyunca sana aşıktım'' dedi, gözlerimin içine bakarak. ''Eger izin verirsen, hayatımın geri kalanında da seni sevecegim Syd''




Sonuç olarak çok kötü olmasa da yazarın en basit kitabıydı diyebilirim . İlk kez Jennifer okuyacakların begenebilecegi ancak bir Obsidyen veya Melez Sözleşmeleri serilerini okuyanların begenmeyecegini düşündüğüm bir kitaptı . 


Keyifli okumalar Dilerim 

29 Haziran 2014 Pazar

Dikkat!Aşk Çıkabilir - Asude kaleminden çıkan bir diger romantik - komedi türündeki romanını okudum ve şimdi yorumlama zamanı




Arka Kapak Yazısı



Birbirlerinden nefret eden iki insandı onlar Ama evlendiler!

Uslanmaz bir asosyal olan İlkimin hayatındaki tek amaç başarılı bir bilim kadını olmaktır. Onun modayla, makyajla işi yoktur ve gözlüğünün ardındaki dünyada ders notlarıyla mutludur. 


Evlenmek için hayallerinin profesörünü beklerken, karşısına tehlikeli, kaba, bilimden anlamayan, öfkeli bir işadamı çıkar. Martin Turner Bu Amerikalı adamla asla evlenmemesi gerektiğini bilse de, muhteşem kariyerinin anahtarının onun ellerinde olması işleri rayından çıkaracaktır.

Genç kız, ilk andan beri koşarak kaçmak istediği bu yakışıklı ve karanlık adama, hayatının tüm ideallerini çiğneyerek tutkuyla çekilirken, ilk kez gerçek bir kadın gibi hissetmeye başlar.

Ve genç adam, gizli çıkarları uğruna evlendiği bu kızı Amerikaya götürdüğü gün ondan kurtulma planları yaparken, sessiz karısı hayatının merkezine yerleşir. 
Aşk, nefreti gölgesi gibi takip ederken, bu nefretten bir aşk doğabilir mi? Peki ya sırlar açığa çıktığında gerçek aşk yalanlara direnebilir mi?

Kitap Yorumum 

Asude 'nin çıkan 3.kitabı Dikkat! Aşk Çıkabilir (Pabucumun Mafyası) sizi romantik -komedi filmi izliyormuş hissine büründürecek  bir roman . 

Karakter seçimi ve uyumu , kurgu işleniş ve olay örgüsü açısından eksiklerin neredeyse hiç bulunmadığı tam bir
al-oku-bitir - kafanı dağıt kitabı .



İlkim Acaroğlu 


24 yaşında
Moleküler  Biyoloji ve Genetik üzerine okumuşve Stanford Üniversitesine davet edilmiş
Kitap Delisi
İleri derece göz bozukluğu olan
Asosyal
Anne ve babası ayrılmış
Okulu , dersleriyle büyümüş bir kızdır.

Hayatının maceralardan uzak olmasıyla standart yaşamından mutlu yaşar. Ta ki Martin Turner'la karşılaşana kadar. 



Martin Turner

31 yaşında
Amerika'da yaşayan
Kesinlikle çekici kadınlardan hoşlanan
Gülmek denildiğinde
 öyle birşey mi var diye tepki verebilecek.
Sert bakışlı
Oldukça karizmatik
Hayatta tek sahip olduğu güzeller güzeli kız kardeşi Maryson Turner ve onun kızı Janet 
Hayatını mafyalık üzerine kurmuş 
ve oldukça zengin bir iş adamı , Ceo herşey ! 






İlkim'in ögretmen asistanlığı yaptığı hocanın sınav kagıtları ögrencilerin kurtuluşudur ve bu yüzden bir plan yaparlar ve ilkimi bir bara davet ederler. Hayatında yapacagı tek çılgınlık olan bu harekete ilkim hayır diyemez ve gider. İlkim'in alkol içmemesinden dolayı tek seçenekleri içecegine ilaç koymaktır ve yaparlar. Türkiye'deki son gününü bir barda bitirmek isteyen Martin'de başına geleceklerden habersizdir. İlkim'in tekrar içecek almaya gitmesi ve Martin'e çarpmasıyla herşey başlar ve bir anda ne olduğunu anlamadan kendilerini narkotikte bulurlar. Gelişen olaylar ve Martin'in ile İlkim arasındaki atışmalar ise gülmekten karnınızı ağrıtacak cinsten ...


Martin (Yaşayan taş ) - İlkim (Dört göz Fosil ) 

Siz düşünün bu ikilinin dialoglarını :) 

''Sana bir öpücük borcum olsun, dört göz fosil. Eger bir gün sahiden bunu istersem,seni oracıkta öpecegim.''

Martin ; İlkim ile durmadan kesişen yollarından şüphelenip onu ajan mı sanmadı , işkence mi yapmadı ...Aklınıza gelebilecek en katı mafya karşınızda. 

Kızının  cemiyet dergilerinde isminin Martin'le anılması ise Haldun Acaroğlu'nu cileden çıkarır ve İlkim'le evlenmeleri için Martin'e hisse teklif eder. Martin bu hiç birşeye benzemediğini düşündüğü eşiyle ilk önce kıskançlık dolu bir balayı daha sonrasındaysa Amerika yoluna çıkar.

'' İlkim...Sen Benim İlkim'sin..'' dedi yavaşça. 

İşte buradan sonra karşımıza bir diğer çift çıkar bunlar mı kim ?
Martin'in kız kardeşi Maryson ve onun eski eşi Seth Lyons !





Maryson Turner

Çok büyük aşkla evlendiği kocası için herkesi karşısına alan .
Güzeller güzeli kızı Janet'e sahip
Malı , mülkü ve her şeye sahip
Ancak kocasından ayrı
Dul bir kadın.










  Seth Lyons 


Oto Tamircilikle geçimini sağlayan 
Öfkesine hakim olamadığı için tek aşkı eşiyle boşanmak zorunda kalan 
Hiç bir malı mülkü olmayan 
Maryson'a verebileceği tek kalbi olan 
Kızını hafta sonları gören
Bir baba. 




Kitabımız Seth ve Mary çiftimizinde katılmasıyla daha bir dolu oldu ve açıkcası kurgunun patladığı noktaya ulaştı diyebilirim. Yer yer İlkim ve Martin 'i unutup ''Seth bırak inadı seviyorsun işte '' demedim dersem yalan söylerim. 

Seth bir gürlemeyle '' Mary, aptallık etme,'' diye bağırdı.
''Tek aptallığım hala sana aşık olmam.'' dedi adamın işitemeyeceği kadar kısık bir sesle ...


Martin 'in İlkim'e aşık olması ancak bazı nedenlerden dolayı İlkim'in uzaklaşması , Janet sayesinde sayısız kez bir araya gelen Seth ve Mary'nin birbirlerine olan tutkusu inanılmaz bir heyecan ve anlamsız bir tebessümle sizi kitabın finaline götürüyor. 
Aşk nelere kadirsin sen ; koskocaman mafyayı aşk uğruna dört göz mafya mı etmedin , Biyoloji moleküler de deneyim mi yaptırmadın  :)

Yorumumu bitirmeden önce son sözümü kitabımızın son sayfasıyla söylemek istiyorum .


Aşık olmak güzel bir şeydi... Harika bir şey... Sonsuz mutluluk veren türde bir şey...
Ve oradaki herkes, bu mutluluğu yalın , apaçık bir şekilde hücrelerine kadar hissediyordu.


Keyifli Okumalar Dilerim :)